SJ Financial II - шаблон joomla Форекс

wrapper

DİYARBAKIR İŞ ÇEVRELERİ HÜKÜMETLE GÖRÜŞTÜ

Diyarbakır İş çevreleri olarak Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile 17.12.2015 Perşembe saat 15.00’te başlayan ve yaklaşık iki saat süren bir görüşme yapıldı. Bu görüşmede bölgede yaşanan olayların yarattığı toplumsal, siyasal ve ekonomik ağır tablonun resmi verilmeye çalışıldı. 
İş çevrelerinin yaptığı tespitler ve çözüm önerileri Bakanlara ayrıntılı bir şekilde sunuldu. Özellikle yaşanan çatışmaların durdurulmasının sorunun çözümünün en temel vazgeçilmezi olduğu ifade edildi. Ayrıca bölgedeki esnaf ve tüccarın ekonomik sıkıntıların hafifletilmesi için gerekli tedbirlerin bir an önce alınması talep edildi. 
Yaşanan olaylarla birlikte meydana gelen göçün yarattığı sosyal travmaya dikkat çekilerek göç edenlere dönük gerek barınma ve gerekse temel ihtiyaç maddelerinin temininin bir an önce yapılması gerektiği de belirtildi. 
Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen bu görüşmede, bölgenin yaşadığı tüm sorunlar ayrıntılı bir şekilde ifade edildi. Bakanlarda yaşanan çatışma ve şiddet ortamının yarattığı olumsuz etkilerin farkında olduklarını hükümet olarak da bu konuda çaba içerisinde olduklarını ayrıca bölgenin birer ferdi olarak da çabalarını sürdüreceklerini ifade ettiler. Ekonomik sıkıntıları hafifletme konusunda gerekli adımları atacaklarını, göçle mağdur olan halkımıza da gerekli insani ve sosyal desteği sağlayacaklarına dair görüş belirttiler.
Bu görüşmede Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Ak Parti Diyarbakır Milletvekilleri Ebubekir Bal, M. Galip Ensarioğlu, Diyarbakır İş Çevreleri adına Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdulkadir Karavil, DOGÜNSİFED Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, DOSİAD Başkanı Aziz Özkılıç, DİSİAD Başkanı Burç Baysal, TESDER Başkanı M. Veysi Araç ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Ferdani Gökdere katılım sağladılar.

DİYARBAKIR İŞ ÇEVRELERİNİN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME RAPORUDUR

Bilindiği üzere 7 Haziran seçimlerinden sonra bölgede başlayan şiddet ve çatışma ortamı, zaman zaman uygulanan sokağa çıkma yasakları bölge ekonomisine ağır bir darbe vurmuş,  ticaret durmuş, Esnaf ve Tüccar ödemelerini yapamaz duruma gelmiş ve kepenk kapatmak zorunda kalmıştır. Tabiri yerindeyse bölge ekonomisi hali hazırda dibe vurmuş durumdadır. 
Bu kapsamda daha büyük ve ağır tahribatların yaşanmaması için alınması gereken önlemleri ve taleplerimizi aşağıda sizlerin takdirlerine sunuyoruz.


OLAYLARIN EKONOMİK OLARAK ETKİLERİ HAKKINDA TESPİTLERİMİZ;


1.    Sokağa Çıkma Yasağının ilan edilmesiyle birlikte, Sur ilçesinde bulunan Küçük Esnaf ve Tüccarlar için ticaret durmuş, tüccar sıkıntıya girmiş ve kepenk kapatma noktasına gelmiştir. Bu süreçte şu ana kadar Sur ilçesinde 361 işyeri kapanmış; 41 işyeri de bölgeden nakil ile ayrılmıştır. Ayrıca sokağa çıkma yasağının devam ediyor olması ilçedeki net rakamların daha yüksek olacağını göstermektedir. 

2.    Çözüm Süreci ile bölgemizde ve ilimizde özellikle dış kaynaklı firma yatırımlarının ivme kazandığı 2014’te ve 2015’te ilimizde kurulan 50 firma, yaklaşık 1 yıl gibi kısa bir süre içinde ticaretten çekilmiştir. Bunların 26’sı ilimizde şube açan firmaların şubelerini kapatarak ilimizden çekilmesi ile sonuçlanmıştır.

3.    Kapalı olan işletmelerde çalışan binlerce kişi işsiz kalma ile karşı karşıyadır. Türkiye’de % 18,7 İşsizlik oranı (TÜİK, 2014) ile 5. Sırada olan ilimizde, Sur ilçesinde bulunan işletmelerde çalışan birçok vatandaşımız işyerlerinin kapanması ile birlikte bu oranı daha da yukarılara çıkaracaktır.

4.    İşletmeler iş yapamadığından dolayı personel maaşı, vergi, sigorta primleri ödemelerinde ciddi boyutlarda sıkıntılar çekmektedir. Esnaflarımız aldıkları malların ödemelerini de yapamaz duruma gelmiştir. 

5.    Bölgemizde yaşanan olayların seyrinin belirli olmamasından dolayı büyük ölçekli işletmelerimiz iş planlarını yapamaz durumdadırlar. Genel ticaret döngüsünde önemli oranda iş hacmi düşmüş; temel ihtiyaçlar dışında satın almalar askıya alınmıştır.

6.    Başta olayların yoğun olarak yaşandığı yerler olmak üzere, bölgemiz genelinde gayrimenkul satış fiyatları dip seviyelere inmiştir. Kiracılar kiralarını ödeyememektedir. Kiraya bağımlı kredi ödemeleri olan gayrimenkul sahipleri ise banka kredi ödemelerinde sıkıntılar yaşamaktadırlar.

7.    Özellikle UNESCO süreci ile büyük umutlar yaratan Turizm sektörü son yaşanan olaylarla bitmiş durumdadır. Restorasyonu yapılan tarihi yerlerdeki işletmeciler iş yapamaz durumdadırlar. Diyarbakır'ın 5 yıldızlı otelleri de dahil Sur ilçesinde 20'nin üzerinde otel kapalı durumdadır. Bu otellerin çözüm sürecinde doluluk oranları % 80 - % 85 civarındayken şu an kapalı olmaları nedeniyle sıfıra (0) inmiştir. 

8.    Bankalar da uygulamaları ile olaylardan dolayı sıkıntı yaşayan firmalarının sorunlarını daha da derinleştirmektedir.  Bankalar,  bölge firmalarının kredilerini kapamaları için çağrı yapmakta, vadesi gelen kredileri kapaması yapıldıktan sonra yeniden kullandırmamakta veya kullandırması durumunda batı illerimize göre daha yüksek faiz oranları uygulamaktadır. Bankalar ayrıca, ipotek aldığı gayri menkulün ekspertiz fiyatını genel merkezde düşürmektedir.

9.    Özellikle sokağa çıkma yasakları ile birlikte Göç Edenler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (GÖÇ-DER) tarafından açıklanan son rakamlarda sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerde 200 bin, sadece Sur ilçesinde 20 bin kişinin göç ettiği belirtilmektedir.


EKONOMİK AÇIDAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 


1.    Başta sokağa çıkma yasağının olduğu ilçelerde olmak üzere, bölgede faaliyet gösteren ve olaylardan etkilenen bütün esnafa ve KOBİ'lere faizsiz ve ön ödemesiz uzun vadeli kredi verilmelidir. Bu kredinin Tabanı 100 bin TL olmak üzere limiti firmaların büyüklüklerine göre belirlenmelidir. Ayrıca ihtiyacı olan firmalar için "Kredi Garanti Fonu" şartları esnetilerek devreye sokulmalıdır.

2.    Olayların yaşandığı bölgelerde, Vergi, Stopaj, SGK ödemeleri, Esnaf ve Sanatkarın Bağkur ödemeleri gibi devlet alacakları en az 1 yıl süre ile faizsiz ertelenmeli ve 1 yıl sonrasında ise taksitli ödeme imkanı sağlanmalıdır. 

3.    Olayların yaşandığı bölgede, Firmaların kullandığı Kredi, Karşılıksız Çekler, SGK primlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle oluşan ve kurumlarda negatif etki yaratan kayıtların göz önüne alınmaması ve bu negatif kayıtlarında silinmesi

4.    Bankaların kredi kapama çağrıları, vadesinde kapatılan kredilerin tekrar kullandırılmaması veya yüksek faizle kullandırılması, gayrimenkul ipotek değerlerinin düşürülmesi ve yasal mevzuatlarda yer alan Müşteri mahremiyetlerinin bankalar arasında paylaşılması gibi konuların tespiti ile bu konuda çalışma yapılması ve bölge firmalarının uğradığı haksızlığın da giderilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca, bölgede kullanılan tüm kredilerin bir yıl yapılandırılarak faizinin hazine Tarafından karşılanması gerekmektedir.

5.    6111 Sayılı yasanın bölgede etkilenen bütün işletmeleri kapsayacak şekilde yeniden düzenlenerek Vergi Borçlarının yeniden yapılandırılması, taksitlendirilmesi, faizlerin silinmesi gibi kolaylıkların sağlanması gerekmektedir. 2016 yılı ile yürürlüğe girecek olan, Akıllı Yazar Kasa uygulaması, E-Tebligat gibi diğer tüm kurumlara verilmesi gereken beyan ve bildirimlerin ertelenmesi gerekmektedir. Ticaret ve Sanayi Odaları ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği üyelerinin yaşanan olaylardan dolayı, yıllık aidat ve Munzam aidat alacaklarının yeniden yapılandırılması ve faizlerinin silinmesi için gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılması gerekmektedir.

6.    Ayrıca bölgenin içinde bulunduğu koşullar göz önüne alındığında Vergi incelemelerinin tam bu dönemde yüksek ve geniş kapsamlı vergi incelemelerinin yapılıyor olması bölge iş camiasını demoralize etmekte ve olumsuz etkilemektedir. Bu kapsamdaki incelemelerin belirli bir süre durdurulması için gerekli düzenlemenin yapılması gerekmektedir.

7.    Bölgede Sokağa çıkma yasağı ile etkilenen işletmelerin 6. Bölge teşviklerinden faydalanmasını sağlayacak yasal bir düzenleme yapılmalıdır.

8.    Göçder’in açıklamış olduğu rakamların artacağı da göz önüne alınmalı, mağduriyet yaşayan ailelere ilişkin, barınma gıda vb. ihtiyaçların karşılanmasına yönelik çalışma yapılmalıdır. 

Ayrıca tüm bu ekonomik tedbirlerin yanında asıl kalıcı çözüm; Diyalog kapılarını açarak, kalıcı bir barışın sağlanması için Çözüm Sürecine dönerek sorunlarımızı çatışarak değil, konuşarak, tartışarak diyalog içinde çözmektir.